17 Kasım 2014 Pazartesi

Neden Karbon Gidon? Neden Alüminyum Gidon?

Yazının içeriğine ön yargılı biçimde yaklaşmamanız açısından, birazdan anlatacaklarımın karbon veya alüminyum gidonu övme veya yerme gibi herhangi bir amaç taşımadığını; sadece deneyimlerden yola çıkarak paylaşılan şeyler olduğunu bilmenizi istiyorum. Ayrıca, yazıyı okuduktan sonra paylaştığım iki videoyu izlemenizde fayda var.

Alüminyum ve karbon gidonların pek çok çeşidini kullandım. İkisinde de alt ve üst seviye marka ve modelleri deneyimleme şansım oldu. Hatta karbon olanlarının hem imitasyon, hem de orijinal alternatiflerini kullandım. İmitasyon modelleri özellikle tercih ettim, zira bugün bu yazıyı sizlere sunmak, tıpkı Denge Tekeri gibi uzun süre öncesine ait bir plandı. Yeterli kullanım tecrübesine sahip olmadan ahkam kesmek yanlış olacağından, mümkün olduğunca fazla farklı gidon kullanmaya gayret ettim. Şu an ise 3T markasına ait orijinal bir karbon gidon kullanmaktayım.

Öncelikle şu alüminyum mu karbon mu sorusuna konusuna değinmek gerek. Bu sorunun net bir cevabı yok çünkü bunun tek bir doğrusu yok. Biri kötü, diğeri iyi diye bir durum söz konusu değil. Sadece, tıpkı bisikletin başka parçalarında olduğu gibi, hedeflediğiniz sürüş hissine bağlı olarak tercih yapmanız söz konusudur. Nelerden ödün verebilirsiniz? Bütçeniz ne kadardır? Nasıl bir sürüş deneyimi istiyorsunuz? Hobi kullanıcısı mısınız? Uzun saatler boyunca bisiklet üzerinde misiniz? Bu sorulara verdiğiniz cevaplar, sizi bir şekilde sizin doğrunuza götürecektir. Alüminyum gidonların daha ağır olduğu ve daha çok esnediği bilinir. Karbon gidonların ise daha hafif olduğu ve daha az esnediği söylenir. Peki ne kadarı doğru? Karbondan daha hafif olan alüminyum gidonlar da vardır. Tıpkı alüminyumdan daha çok esneyen karbon gidonlar da olduğu gibi.

Bisikletin herhangi bir parçası, sırf bir bisiklet takımı onu tercih ettiği için en iyisidir gibi bir durum yok aslında. Bu tercihlerin pek çok değişkeni var. Bisikletlerin nakliyatları esnasında oluşabilecek hasarlar sebebiyle bile gidonlarını alüminyum seçen takımlar var. Oluşabilecek ve gözden kaçan ufak bir çatlak, yarış esnasında büyük güvenlik problemlerine sebep olabilir. UCI ağırlık standartlarını yakalamak için bisiklete ağırlık ekleme adına da alüminyum gidonlar tercih edilebiliyor. Diğer yandan, büyük kazaların yaşanma riski olan etaplarda, karbon gidonun sert düşüşlerde kırılma ihtimali daha fazla olduğundan alüminyum gidon tercih eden takımlar olduğunu da bilmenizde fayda var. Yani, takımlar her zaman her yarışta en hafif ve en esnemez karbon gidon hangisiyse onu alıp takmıyor.

50. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nda, Belkin takımının takım rehberiydim. Bu sebeple yarışın ve takımların oldukça içinde yer aldım ve hemen hemen her şeyi gözlemleme şansım oldu. O günlere ait yazılarıma buradan ulaşabilirsiniz. Takımların kullandığı bisikletlerin hemen hemen hepsinde karbon gidon ve karbon gidon boğazı ikilisi vardı. Omega Pharma, Astana, Lotto Belisol ve Belkin gibi takımların teknikerlerine sebebini sorduğumda ise, bana bu yarış tipi için ideal olanın bunlar olduğunu söylemişlerdi. Yani, takımlar her yarışa aynı donanımlarla gitmiyorlar veya her etapta tıpatıp aynı donanımları kullanmıyorlar. Bu açıdan bakıldığında da işin tek bir doğrusu olmadığını görebilirsiniz.

Karbon gidon neden pahalı? Çünkü hafif. Çünkü iyi bir işçiliğe muhtaç bir üretim aşaması var. Çünkü kullanılan malzeme kaliteli. Çünkü aynı malzeme sayesinde bir miktar titreşim emme özelliğine sahip. Çünkü esnemezlik oranı iyi seviyede. Çünkü bisikletle ilgili hemen hemen her parçanın üretiminde olduğu gibi, onun da tecrübe, bilgelik ve yetenek gibi şeylere ihtiyacı var. Türkiye'de karbon malzeme ile pek çok konuda algı yönetimi yapılıyor. Ünlü markaların kadrolarını üreten fabrikadan çıkan markasız / isimsiz veya düşük üne sahip markaların kadroları ile, ünlü markaların kadrolarının aynı kalitede olduğu savunuluyor. Bu çok yanlış. Bu mantıkla hareket edersek, X sektörde X markanın aynı fabrikada ürettiği her şeyin aynı kalitede olmasını beklememiz gerek. Bilinen bir bisiklet markasının kadro yapımında Toray karbon kullanılıyor. O kadronun çıktığı fabrikadan X marka veya markasız bir kadro, yine Toray karbon ile üretiliyor. Aralarında büyük fiyat farkları var. Türkiye'de, bu aradaki fiyat farkının sadece markaya verildiği ve kalite anlamında arada hiçbir fark olmadığı savunuluyor. Buna sadece gülünür. Üretim aşamasında malzemenin gördüğü işçilik ve üretim teknikleri hiçe sayılarak, sırf aynı veya benzer malzeme kullanılıyor diye iki kadronun arasında hiçbir fark olmadığının savunulması çok yanlış. Siz fabrikalarda no name bir kadro ile Colnago, Pinarello veya bir başka markanın kadrosunun aynı kişiler tarafından üretilip işlendiğine ihtimal verebiliyor musunuz? Konuyu kadro olarak anlattım ancak aynı şey elbette diğer parçalar için de geçerli. Tıpkı gidonda olduğu gibi. Ben sadece gidon değil, bu tip markasız veya replika kadroları da denedim. Bisiklet sektöründe çalıştığım dönemde teknik servise bırakılan bu tip kadroları alır test ederdim. Sonuçlar berbattı. Sürüşünden etkilendiğim bir tane bile bisiklet olmadı. Forumlarda kimin neyi neden savunduğunu asla bilemezsiniz. Yeterli bütçesi olmayan birinin, kendisine hediye edilse koşa koşa bisikletine takacağı parçaları sırf maddi gücü yetmediği için yerdiğinden haberiniz var mı? Bu yüzden, okuduklarınızı başka kaynaklardan da araştırmanızda fayda var.

Bu cümleleri ucuz veya replika karbon kadro ve parçaları yermek için yazmıyorum. Piyasada tamamen orijinaline yaklaşacak kadar olmasa da, kaliteli üretilen replika veya markasız ürünler de mevcut. Sadece, bu ürünleri; yani karbonun en üst düzey standartlarda üretilmiş olanını değil de, orta seviye olanını kullananların forumlarda kestiği ahkamlara dikkatinizi çekiyorum. Lütfen bu tip şeylere itimat etmeyin. Düşük veya orta kalitede karbon gidonları tercih edip, alüminyumdan daha kötü olduğunu savunmaları kadar saçma bir şey yok. Karbon olsun çamurdan olsa diye alınan malzemeden üst düzey verim alamamak oldukça normal. Bendeniz az önce de belirttiğim gibi replika karbon gidon kullandım. İki ayrı markaya ait iki ayrı replika karbon gidonla olan tecrübelerime baksaydım, şu an alüminyum gidon kullanıyor olurdum. Zira o karbon gidonlar oldukça esniyordu. Gerek atak esnasında gerekse yokuşlarda bariz bir esneme söz konusuydu. Hal böyle olunca, evet; ben de orijinal ve üst kalite bir alüminyum gidonun onlardan daha az esnediğini ve daha performanslı olduğunu savunabilirim. Ancak, şimdilerde kullandığım orijinal karbon gidonuma verdiğim her kuruşun ne kadar da isabetli bir yere harcandığının da farkındayım. Kullandığım en kaliteli alüminyum gidondan daha kaliteli ve daha esnemez bir karbon gidon sahibiyim ve bundan hiç pişmanlık duymadım. HC kategori tırmanışlarında, ani ataklar çektiğimde veya yüksek hızdaki inişlerde beni asla tedirgin etmemiş ve bana boşuna güç harcatmamıştır. Bir kere yaşadığım kazada ise sertçe yere çarpmasına karşın hiçbir yerinde herhangi bir çatlak ya da kırık oluşmamıştır. Karbonu her düştüğünde veya çarptığında zarar görecek bir malzemeymiş gibi görmenize gerek yok. Santimetre karesinin tonlarca yüke dayanıklı olacak şekilde üretildiği bir malzemeden söz ediyoruz. Tabii eğer orijinal ve üst düzey bir marka ve model tercih ettiyseniz.





3 yorum:

  1. anlattıklarınız bir hayli önemli
    herkesin anlayabileceği dilde belirtmeniz mükemmel
    teşekkürler

    YanıtlaSil
  2. Anlatımınız için teşekkürler...

    YanıtlaSil
  3. google arayıpta bulamicağım değerli bilgilerdi teşekkür ederim üstad

    YanıtlaSil