24 Ekim 2014 Cuma

Yol Bisikletinde Temel Duruş Prensipleri

Bir süre önce Specialized markasının Almanya'nın Münih kentindeki üssünde bisiklette duruş ve pozisyon ayarlama üzerine eğitim almıştım. Kısaca Bike Fit olarak geçen dört günlük eğitimin üzerinden uzun süre geçti. Edindiğim bilgileri tazelemek için aldığım notlara göz gezdirirken, temel hatlarıyla bunlardan biraz da size bahsetmek istedim. Anlatacaklarım oldukça geneldir ancak işin prensibini kavramak ve konu hakkında fikir edinmek, yol bisikletine yeni başlayan ya da başlayacak olanlar için oldukça önemlidir.

Kadro boyunun öneminden daha önceki yazılarımda bahsetmiştim. Ancak, doğru kadro boyu tercih edilse de hemen hemen herkes ufak tefek düzenlemeler yaparak bisikletini kendine daha uyumlu hale getirmek durumundadır. Yani, benim boyum 180 cm, kadro boyum da 56 diyerek işin içinden çıkarsanız ve hiçbir detaya özen göstermezseniz, uzun sürüşler sonrası ağrılarla karşı karşıya kalabilirsiniz. Fabrikadan seri üretim ile çıkmış bir bisikletin size cuk oturması her zaman mümkün olmayabilir. Dolayısıyla, işin biraz detaylarına inmeniz gerek. Bisiklette doğru duruş demek, bisikletle münasebet kurduğunuz temas noktalarındaki ayarların size uygun hale gelmiş olması demektir.

Gidon ile başlayalım. 36 cm ile başlayıp 46 cm ile biten gidon genişlik ölçülerini duymuşsunuzdur. Omuzlarınızın genişliği ile kullanmanız gereken gidon genişliği arasında paralellik söz konusudur. Ölçü için referans kabul edilen iki kemik arasındaki mesafe, kullanmanız gereken gidonun da ölçüsünü vermektedir. Mesafeniz 42 cm ise, kullanmanız gereken gidonun ölçüsü de bu olmalıdır. Fotoğrafta o iki kemiğe oturtulmuş gidonu görebilirsiniz. Durumu kabaca böyle özetleyebiliriz. Gelelim gidonun ayarlanmasına. Gidonun gidon bandı tıpalarını taktığınız bitiş kısmı, yere paralel veya paralele yakın olmalıdır. Bu kesin bir kural mıdır? Hayır. Kişinin vücut tipine göre, esnekliğine ve kas yapısına göre kesinlikle değişkenlik gösterebilir. Ancak, bu şekilde rahat ediyorsanız, sorun yok demektir. Sonrasında, vites fren kollarınızın ayarına dikkat etmelisiniz. İkisi de tam karşıya bakmalı ve size olan mesafeleri aynı olmalıdır. Biri önde biri arkada kalmış kollar, uzun sürüşlerden sonra anlamsız ağrılara sebep olabilir. Bu kolları gidonda konumlandırırken, gidonun üzerinde maksimum ve minimum duruş noktaları işaretlenmiş olacağından, o noktalar arasında kendinizi en rahat hissettiğiniz noktaya getirmenizde fayda var. Bu noktada şunu söylemeliyim ki, seçtiğiniz gidon tipinin reach olarak bilinen uzanış mesafesi de çok önemlidir. Diğer yandan, drop olarak geçen eğilme mesafesi de bisikletin üzerine ne kadar yatacağınıza karar veren ölçülerden biridir. Gidonu alt kısımlardan tutarken, bileklerinizin çok kıvrılmıyor olması gereklidir. Gidonun ayarlanış şekli, gidon boğazının da ölçüsüne bağlı olarak sizin duruşunuzu dikleştirebilir ve yataylaştırabilir. Gidon boğazı, oldukça hassas bir konudur ve bisikletteki duruşunuzun ana hatlarını direkt olarak etkiler. Ağrıya ve konfora doğrudan etkisi vardır. Esnek bir gövdeniz yoksa veya kollarınız kısaysa, kendi boyunuza uygun bir kadro boyu seçmiş olsanız dahi o bisikletin gidon boğazını değiştirmeniz gerekebilir. Daha kısa bir tane almanız gerekebilir. Aynı durum tam tersi için de geçerli elbette. Bel ve sırt ağrıları olan biriyseniz ve bu durum bisiklet hayatınızda yokken de böyleyse, hem gidon boğazı konusuna hem de onun yüksekliğine ekstra özen göstermelisiniz. Bazıları biraz daha dik duruş istediğinden eğimli gidon boğazları tercih etmez ve hatta spacer kullanarak gidonu biraz daha yukarı çeker. Standart bir duruşta, kollarla vücudunuz arasında 80 ile 90 derecelik bir açı oluşması gerekir. Dirseklerinizin ise kaskatı durması değil, 10 ila 20 derecelik açılar yapması beklenir. Buna yakın ölçüler yakalarsanız, duruşunuz biraz daha düzelir ve şu şekilde gözükürsünüz. Sırtınız hemen hemen düz bir hatta sahip olur diyebiliriz.

Bisikletle temasınızı sağlayan diğer bir kritik nokta da ayaklarınızdır. Burada pedallarınızın kallerinin ayakkabınızın neresinde durduğunun önemi büyüktür. Diz veya bilek ağrıları çekmemek için, kendinize uygun hizayı bulmanız gerekli. Bunun için ideal olan, kal merkezinin, ayağınızda sağdaki ve soldaki iki kemikle arasında bir yerlerde olmasıdır. Şu veya bu görselden daha iyi anlayabilirsiniz. Pedal çevirme esnasında dizleriniz tek bir hat üzerinde gidip gelmiyorsa, kallerin baktıkları yönlerde veya pozisyonlarında ufak tefek değişiklikler yapmak gerekebilir. Pedala uyguladığınız kuvvetin tamamının bisiklete aktarılabilmesi için, kallerin en iyi şekilde ayarlanmış olması gerekmektedir. Optimum seviye yakalandığında, hem dizlerinizin hizası hem de pedallama şekliniz bundan olumlu yönde etkilenecektir. Ancak, bu noktada her şeyin kesin ve net bir kaidesi vardır diyemem. Profesyonel sporcular arasında hala bir dizi içe veya dışarı gidip gelenler vardır. Bazı şeyler kemik yapısından kaynaklandığı için, vücudu başka türlüsüne zorlamak ilerleyen dönemlerde oluşabilecek rahatsızlıklara sebep olabilir. Esas olan sizin rahatınızıdır. Bu tip itina isteyen konuları deneme yanılma ile de görebilir veya direkt profesyonel destek almak için Bike Fit yapan mağazalara gidebilirsiniz. Aktif Pedal ve Trek mağazaları bu hizmeti veriyor.

Son olarak seleden bahsetmek istiyorum. Bir kere sele ölçünüzün kesinlikle doğru olması gereklidir. Kemiklerinizin açıklığı sele genişliği ile birebir örtüşmelidir. Pelvis açıklık ölçünüzü biliyor olmanız bu noktada önem kazanmaktadır. Şekli güzel diye dar seleler almayın. Kendinize uygun olanı tercih edin. Selede sağa sola veya ileri geri kayıp duruyorsanız, bir rahatsızlık var demektir. Bir boy büyüğüne geçip bir de öyle deneyin. Seleniz size uygunsa, şimdi de seleniz bisikletinize uygun hale getirilmelidir. Su terazisi ile basit bir şekilde selenizin yere paralel olmasını sağlayın. Ayrıca sağa veya sola değil, karşıya baksın. Selenizin yüksekliğini ise öyle bisikletin yanında ayakta durup beliniz hizasına getirerek falan değil, bisikletin üzerindeyken yapın veya yaptırın. Pedal çevirin. Hem rutin seyirde, hem de atak şekilde pedal çevirin. Dizlerinizin yaptığı açıya bakın. Genelde pedallardan biri en alt noktadayken, o pedala topuğunuzla basmanız istenir. Topuğunuzla bastığınızda dizinizin 10 derecelik bir açı yapması yeterlidir. Siz rahat hissederseniz, daha az veya daha çok da olabilir ancak bu seviyelere yakın olmasında fayda var. Selenin ileri veya geri pozisyonu içinse hemen hemen her bisikletçide ve hatta evde bile yapabileceğiniz ufak bir uygulama mevcut. Pedalı yere paralel tutup öylece durduğunuz bu pozisyonda, dizinizden aşağı sarkıtılan bir ip yardımıyla hizayı ayarlayabilirsiniz. Bu ipin sağladığı lineer çizgi, crank kolunun ucuna denk gelmelidir. Görselden daha net anlayabilirsiniz.

Bu anlattıklarım sadece temel bilgilerdir. Kesinlikle herkes için geçerlidir veya en doğruları bunlardır diye bir şey söz konusu değildir. Yeni bisiklet aldığınızda bu temel ayarlamalara özen gösterirseniz, sonrasında sizi sürüşünüzde rahatsız eden şeyin ne olduğunu bulmanız daha kolay olur. Günümüzde teknolojiden de yararlanılarak bu tip duruş ve pozisyon ayarlarında oldukça iyi sonuçlar alınmaktadır. Bisikletteki ayarlarınıza geçmeden önce vücut tipinize dair bazı testler uygulanıyor. Ne kadar esnek olup olmadığınıza bakılıyor. Sizinle ilgili yeterli bilgi toplandıktan sonra ayarlama kısmına geçiliyor. Yazının içinde bahsettiğim iki mağaza ile görüşerek fiyat ve uygulama biçimi ile ilgili bilgiler almanızda fayda var. Bisikletinizi ne kadar kişiselleştirirseniz, onunla o kadar bütünleşirsiniz. Bu da size sürüş keyfi ve performans olarak geri  döner.

Temel bisiklet duruş ayarları



Uzanış mesafesi ve gidon boğazı ayarları

2 yorum:

  1. bu konular oldukça hassas. cesaret edip insanları doğru bilgilendirmeniz oldukça gurur verici olsa gerek. başarılar diliyorum

    YanıtlaSil
  2. yazınız için teşekkür ederim eminim birçok bisikletçi okuyup faydalanacaktır. Sizin gibi duyarlı bir bisikletçiyi takdir ediyorum yazılarınızın devamı dileğiyle..

    YanıtlaSil