7 Nisan 2014 Pazartesi

Cyclo-Cross Bisikleti Nedir?

Türkiye'de yaygın hale gelmesi biraz zaman alacak olan, ancak bisiklet kültürünün yerleşik olduğu ve düzenli yarışların yapıldığı ülkelerin hemen hemen hepsinde sıklıkla tercih edilen bisiklet türlerinden biri de Cyclo-Cross türü bisikletlerdir. İlk bakışta, bildiğimiz yol/yarış bisikleti gibi gözükür ancak bir takım farklılıkları vardır.

Bu bisikletler tasarlanırken hem asfaltta hem de çok ağır olmamak kaydıyla arazide kullanılabilecek şekilde tasarlanmıştır. Arazinin ağırlaştığı bölgelerde ise bisikletçi bisikletini omzuna alıp söz konusu bölgeyi geçebilmektedir. Son yıllarda daha geniş bir takvime yayılmış olsa da, Cyclo-Cross bisikletinin yarıştığı mevsimler, yol bisikletinin aksine havanın kapalı olduğu mevsimlerdir. Çamur büyük problem yarattığı için, geleneksel yol bisikletinden onu ilk ayıran parçası frenleridir. Çamurun etkilerine karşı koymak amacıyla cantilever fren kullanırlar çünkü yol bisikletlerinde yer alan kaliper fren tekerleklerden çamur toplar ve tıkanır. Cantilever frenler, tekerleklerde toplanan çamurun iki fren kolu arasından geçmesini sağlar, böylelikle frenler tıkanmaz. Son dönemde disk frenli kullanım da yaygınlaşmaya başladı. Bisikletlere ayrıca ekstra yol tutuş sağlaması için geniş, büyük dişli lastikler takılmıştır. Bu sayede parkurdaki yol tutuşu zorlaştıran pek çok engelle başa çıkabilir. Aynakolları zaman zaman üçlü de olabiliyor. Çok sayıda vites, bu tip bir yarıştaki zorlukların derecesini azaltmış oluyor. 

Bu bisikletlerin hafif olmaları önemli bir detaydır çünkü nispeten kısa yarışlar sırasında dik yokuşları bisikletle tırmanmaktansa bisikleti omuzda taşıyarak koşmak genellikle daha kısa zaman alır. Bu nedenle bisikletlerin üst borusu çok ender olarak bazı dağ ve yol bisikletlerindeki gibi eğimli olur. Zira eğimli bir borusu olan bisikleti taşımak, omuzda kaymaya sebep olacağından daha zor olacaktır. Cyclo-Cross bisikletinin yarışlarında, mekanik desteğin yanı sıra temizlik desteği de sağlanır. Gerektiğinde, kirden neredeyse kullanılamaz hale gelmiş bisiklet, mekanik bir problemi olmasa da yenisi ile değiştirilir. Cyclo-Cross bisikletlerinin teker setleri çok ağır ve öyle aşırı sık telli olmaz. Ne kadar az tel, o kadar az çamur toplanması demektir. Sele de aynı şekilde hafif olur çünkü bu yarışlarda çok uzun soluklu yarışlar olmaz ve rahat oturuş sağlamaları öyle çok önem verilen bir detay değildir. Daha fazla kontrol için, bisikletçiler daha dik bir oturuş tercih ederler. Bu da; açısı yukarıya doğru olan bir gidon boğazı ve daha yüksekte duran bir gidon anlamına gelir. 

Yavaş yavaş bütün bisiklet mağazaları vitrinlerinde Cyclo-Cross bisikletlere yer vermeye başladı. Bu bisikletlerden birini almak için illa yarış koşacak olmanıza gerek yok elbette. Özellikle bizim ülkenin bozuk yolları için ideal bir çözüm sayılabilir bu tip bisikletler. Örneğin; ben sık sık hem asfaltta hem de biraz bozuk arazide (adada, yazlıkta vb.) kullanabileceği bir bisiklete sahip olmak isteyen kişilere denk geliyorum. Bu kişilerden bazılarının yol bisikletinin geometrisine sempatisi olabiliyor. O gidon tarzını sevebiliyorlar. Onlar için çok uygun bir bisiklettir. Kalın lastikler konfor için ideal. Bozuk yolların titreşimini, yol bisikletinde olduğundan daha az bir şekilde hissedeceğiniz kesin. 

3 yorum:

  1. bu güzel yazıya ek olarak ,son zamanlarda bu tür bisikletlerde mekanik disk fren kullanımı da epey yaygın ...

    YanıtlaSil
  2. Merhaba, acaba kadro boyu yol bisikletine göre değişiklik göstermeli midir? Söz gelimi yol.bisikleti ölçüm 56 ise Cyclocross'ta da 56 mı tercih etmeliyim?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzanış mesafesi daha önemli. Kadro boylarının keskin hatlarla ayrılmış kuralları yok. Üst boru uzunluğu, uzanış mesafesi, selenizin aynakolla arasındaki mesafe vs. hep önemli detaylar. Bike Fit yaptırdıktan sonra daha net fikriniz olur bu konuda.

      Sil