13 Aralık 2013 Cuma

Sidi Ergo 3 Yol Bisikleti Ayakkabısı

Kilitli pedala geçtikten sonra, pedal seçimine gösterdiğiniz özenin daha fazlasını, o pedala uygun ayakkabıyı seçerken göstermelisiniz. Bir yol bisikleti kullanıyor ve yol bisikleti pedalı ile sürüşlerinizi gerçekleştirmeye başladıysanız, performansınıza biraz özen gösteriyor veya en azından yavaş yavaş bu işe eğiliyorsunuz demektir. Alacağınız ayakkabının, performansın yanı sıra, sürüş kalitenizinle de doğrulan ilintili olduğunu söyleyebilirim.

Bir yol bisikleti ayakkabısında esas olan, sizin ayağınızı tamamen sarıyor olmasıdır. Dikkat ettiyseniz, ayakkabıların üst kısımlarında en az iki, çoğunlukla üç adet sıkma noktaları olur. Bazılarında bu, üç tur atan misina ile, bazılarında velcro (halk arasında cırt cırt diye bilinen bantlar) ile, bazıların da ise, bu ikisi birlikte yer alır ve hatta buna ek olarak bir de basit bir mekanizma ile çalışan tokaları olur. Tüm bunların amacı, sizin bacaklarınızdan gelen kuvveti pedala aktaran ayaklarınızın, tam randımanlı bir şekilde güç aktarımı gerçekleştirebilmesini sağlamaktır. Ayağınız, ayakkabının içinde ne kadar az hareket ediyor ve ayakkabı ile ne kadar kusursuz bir bütünlük sağlarsa, pedala basarken uyguladığınız kuvvet de o oranda bisiklete aktarılmış olur.

Profesyonel sporcuların kullandığı pek çok ayakkabı markası var. Bunlardan bir tanesi de Sidi. Benim bu markayı tercih etmiş olmamın sebebi ise, markanın bir İtalyan markası olmasının yanı sıra, yarışlarda en çok gördüğüm markalardan biri olması. Bir ürün, İtalyan olunca, dizaynı da güzel oluyor. Estetik gözüken şeyleri çok sevdiğim için, Sidi'nin Ergo 3 modelini tercih ettim. Ayakkabının ön kısmındaki tek velcronun iç tarafında, birbirine zıt yönlerde bakan iki tırtıklı bölge var. Siz bandı kapattığınızda, bu iki tırtıklı plastik yüzey birbirine kilitlenmiş oluyor. Orta kısmında ise basit bir çevirme mekanizması ile çalışan misina sistemi var ki hemen hemen tüm bisiklet mağazalarında bu tip misinalar kullanan ayakkabı modellerini görmek mümkün. Ayakkabının bileğinize en yakın ve son kısmında ise, gevşekliği ayarlanabilir bir toka bulunuyor. Bu üç farklı ayar sayesinde, ayağınızı, ayakkabının içindeki en rahat ve sürüşünüze en uygun haline getirebiliyorsunuz. Tüm bunlara ek olarak, ayakkabının arkasında yer alan ve bileğinizin etrafına denk gelen, ucunda şirin İtalyan bayrağının yer aldığı bir mekanizma daha var. Sıkılığı bir vida sayesinde ayarlanan bu mekanizma sayesinde, ayağınızın az önce anlattıklarım haricinde, bir de arkadan kuşatılması söz konusu oluyor. Böylece, ayağınız ayakkabınızla yekpare bir şekile bürünüyor.

Ayakkabının tabanı ise tamamen karbon malzemeden yapılmış. Bu tip ayakkabılardaki temel esası az önce söylemiştim. Esnemez olması ve gücünüzü tam olarak aktarması çok önemli. Tabanda karbon malzeme kullanarak, ayakkabının esnemezlik oranını yükseltiyorlar ve bu da size daha iyi bir sürüş deneyimi olarak geri geliyor. Karbon sert bir malzeme. Ayak  bundan rahatsız olmaz mı? Hayır. Ayakkabının içine konulan tabanlık, karbonun o sertliğini ortadan kaldırmaya yetiyor. Kaldı ki; bütün meselemizin, gücümüzü bisiklete kusursuz aktarmak olduğunu unutmayın. Yumuşak bir taban, esneyen bir taban demektir. Esneyen taban, siz ayakkabıya güç uyguladığınızda, ayakkabının kendini esnetip gücünüzün bir kısmını emmesi demektir. Tüm gücünüzün pedala gitmemesi demektir.

Pek çok ayakkabı markasında, tabanı karbon olmayan modeller de mevcut. Tabanın sert olması önemli. Elinizle ve hatta ayakkabıyı denerken yapacağınız ufak tefek zorlama testleriyle bunu analiz etmek mümkün. Hangi malzeme olduğunun önemi yok, esnemesin yeter. Ayakkabıyı satın alırken, yere temas eden bölgelerine de bakmanız gerek. Ön ve arkasında yer alan, genellikle vida yoluyla ayakkabıya tutturulan kauçuk veya plastik yüzeyler, sizin o dümdüz ve sert tabanlar üzerinde kaymanızı engeller. Ancak, sürekli bu ayakkabılarla yürürseniz, onlar erir. Bu yüzden gidip yenilerini almanız gerekir. Özellikle topuk kısmındaki destekler çok çabuk deforme oluyor. Ayda bir onları kontrol etmenizde, vidalarını sıkmanızda ve erimişse yenilerini almanızda fayda var. İhmal etmeyin. Çok pahalı şeyler değiller. Hem ayakkabının ömrünü uzatmak hem de kendi sağlığınızı korumak için dikkat edin. Örneğin; ben, Ergo 3 modelinin topuk kısmını iki kere yeniledim.

Sidi'nin Ergo 3 ve bazı başka modellerinde, vidalanan hemen hemen her şeyin yenilenmesi ve değişmesi mümkün. Bir şeyin vidası varsa, mutlaka değiştirilebiliyordur o ayakkabıda. Tokasının kendisi, tokasının mekanizması, misina aparatı, arka kısmındaki bilek ayarını yapan mekanizma ve tabanındaki ön ve arka desteklerin hepsi değiştirilebilen şeyler. Hatta, tokanın başka rengini bile alıp takabilirsiniz.

Peki ya, Ergo 3 modelinin çamaşır makinesinde defalarca yıkamama rağmen hiç deforme olmamış olmasına ne demeli? Beyaz ayakkabı hastası olduğum için, onları temiz tutmakla da uğraşmak durumundayım. Ayakkabı kılıfı takınca, sürüşte ayakkabılarımı göremiyorum diye mutsuz oluyorum. Ne anladım dizaynı güzel ayakkabı almaktan o zaman. Kirlendikçe makinede yıkarım daha iyi. Ne tabanında bir açılma oldu ne de derisinde bir deformasyon. Makinenin içinde dönerken çok ses yapmasın diyorsanız, bir iki ıvır zıvırla beraber düşük sıcaklıkta yıkamanızda sakınca yok. En azından ben bir zararını görmedim. Sidi ayakkabılarının genel problemi, derilerinin o diri duruşunun çabuk bozulması. Yani, ayakkabının derisinde bir pörsüme oluyor sanki. Kullanan başka kişilerden de benzer yorumlar duydum. Bilmenizde fayda var. Ancak, genel itibariyle, hem performans hem de rahatlık açısından rahatlıkla önerebileceğim bir model olduğunu söyleyebilirim. Hiçbir problem yaşamadım ve hala sağlam bir şekilde kullanmaya devam ediyorum. Üstelik, Speedplay pedalları ile de uyumlu.

Sidi markasını, Türkiye'ye Aslı Bisiklet getiriyor. Onların mağazalarında veya onlardan satın alıp kendi mağazalarında bulunduran Kaçkar BisikletErdoğanlar Bisiklet ve Bike&Outdoor mağazalarında Sidi modellerini inceleyebilirsiniz. Yedek parçalarını da aynı şekilde bu firmalarda bulmak mümkün. Dönem dönem Sidi modellerinde indirime giriyorlar. İndirimleri kovalayıp, daha uygun fiyata satın alabilirsiniz.



1 yorum:

  1. Merhabalar
    İncelemenizi büyük bir keyifle okudum ve bir öneride bulunayım istedim. Bahsettiğiniz deri problemini çözmek için outdoor mağazalarında ayakkabılar için waxlar vardır, bunlar derinin canlanması ve beslenmesi için yeterli olacaktır.

    YanıtlayınSil