10 Aralık 2013 Salı

Bisikletçiler Neden Tayt Giyer?

Yeni bisiklet aldıktan bir süre sonra, pek çok insan, bisikleti aldığı mağazayla tekrar iletişime geçip selenin neden canını acıttığını soruyor. Bunda bir gariplik yok. Bir süre boyunca, hemen hemen herkeste yeni seleye alışmada ufak tefek problemler çıkabilir. Bu acıyla başa çıkmanın yolu, acıdıkça daha çok binmektir. Ancak, acıdı diye bırakıp, iki gün sonra yine binerseniz, ilk baştaki acının aynısını yine yaşarsanız. Süreç başa döner. Kendinizi biraz zorlayarak da olsa o seleye alıştırmalısınız.

Zorladınız, fayda etmedi. Hala canınız acıyor. O zaman, bindiğiniz bisiklete ve yaptığınız sürüş tipine göre farklılık gösteren iki seçenek çıkıyor karşınıza. Ya seleyi değiştirecekseniz, ya da siz de eşyanın doğası gereği, bu işi yapan herkesin yaptığı şekilde, tayt giyerek sürüşlerinize devam edeceksiniz. Seleyi değiştirirseniz, kendi ölçünüze uygun sele almaya dikkat edin. Bazı bisiklet mağazalarında ölçüm yaptırma imkanınız var. Bunlardan faydalanarak, size en uygun sele ölçüsünü ve sele tipini seçebilirsiniz.

Tayt almaya karar verirseniz, karşınıza pek çok seçenek çıktığını görecekseniz. Biraz muhafazakarsanız ve tayt giyme işine alışma sürecine ihtiyacınız varsa, şortun içine giyilen taytlardan alabilirsiniz. Bazıları bisiklet şortlarıyla beraber satılır. Sizin ideal bir şortunuz varsa, herhangi bir tayt alıp, şortun içine giyseniz de olur. 

Taytın içine herhangi bir iç çamaşırı giyilmediğini bilmeniz gerek. Dolayısıyla, taytın içindeki pedin kaliteli olduğundan emin olmaya çalışın. Peki, kaliteli ped nasıl olur? Kaliteli ped, antibakteriyel olur. Pedin yüzeyinde havalandırma kanalları veya delikleri olur. Ayrıca, pedin dizaynı, üreme organlarınıza giden iki ana damarın üzerine gelen baskının şiddetini bir nebze de olsa azaltacak şekilde olur. Bir de, pedin dokusu ve kumaş yapısı, iki binişten sonra ezilip büzülmeyecek şekilde olur. Fiyatları size biraz pahalı gelebilir, bisiklet giyimi genel anlamda teknik malzemeden üretildiği için, fiyatları da bildiğimiz spor kıyafetlerinden fazla olabiliyor. İşin arkasında biraz mühendislik, biraz tasarım biraz da kumaş kalitesi olunca, ödediğiniz para ile edindiğiniz rahatlık doğru orantılı oluyor. 

Taytlar, kendi aralarında askılı, askısız, diz altı ve kışlık diye ayrılıyorlar. Yarışlarda hemen hemen tüm sporcular askılı tayt giyer. Daha rahattır. Havalar biraz serinlediğinde diz altına, kış geldiğinde ise kışlık taytlara geçiş yapabilirsiniz. İçlerinde pamuklu doku olan kışlık taytlar, ısıtma konusunda bir hayli başarılıdır. Kışlık taytların fiyatlarını fazla bulursanız, kendinize başka bir yerden alacağınız pedsiz, kışlık uzun taytın üzerine, pedli, askılı veya askısız kısa taytınızı giyebilirsiniz. Böylece, çok sevdiğiniz renkli veya takım logolu taytınızdan da vazgeçmemiş olursunuz. Bu şekilde sürüş yapan pek çok insan var. Önemli olan, bir şekilde ped kullanarak sürüş yapıyor olmanızdır. 

İlk etapta ben de tayt giyme işine biraz soğuk yaklaşmıştım. Komik gözüküyordum. Ancak, sonraları bu işin gereğinin bu olduğunun farkına vardım. Herkes taytla biniyordu. Grup sürüşlerinde herkes taytlıyken siz şortla veya eşofmanla olunca, kendinizi garip hissediyorsunuz. Yumuşak bir pedin üzerinde sürüş yapmakla, seleye direkt temas ederek sürüş yapma arasında ciddi bir fark var. Bunu tecrübe ettikten sonra, bir daha taytsız bisiklete binmedim.

1 yorum:

  1. "Tayt, çıplak tene mi giyilmeli yoksa taytın içerisinde çamaşır olmalı mı?" tartışması var ki evlere şenlik.
    Taytın içerisinde pamuklu ya da ter tutan herhangi bir kumaştan imal edilmiş olan çamaşırı taytın içine giymenin hiçbir akıl alır yanı bulunmuyor. Tam aksine, teri vücuttan atması gereken tayt, söz konusu çamaşır yüzünden işlevini yerine getiremezken, kullanıcıya da büyük sıkıntılar yaratmakta. Hele bir de taytın altından belli olan çamaşır izi görüntüsü ortaya çıkıyor ki düşman başına...

    YanıtlaSil