29 Eylül 2016 Perşembe

Veloflex Master Dış Lastik

Eğer siz de Continental, Michelin ve Schwalbe üçgeninde dönüp duranlardansanız, farklı bir clincher lastik deneyimi edinmenin vakti gelmiş demektir. Üretim aşaması baştan sonra İtalya’da gerçekleşen Veloflex lastiklerinin sadece tubular değil, clincher –open tubular olarak da geçiyor- olanları da son kullancıyı oldukça tatmin edicek kalitedeler.
25mm genişliğe, 320 TPI seviyesine ve 200 gram civarında ağırlığa sahip olan Veloflex Master, kaliteli bir tekerlek setinin ve hatta bisikletinizin başına gelebilecek en güzel şeylerden biri. Hobi kullanıcılarının yanı sıra sporcuların da gözdesi olan bu lastikler, Veloflex’in tubular lastiklerinde kullandığı yüzeyin aynısına sahip. Hafiflik, sağlamlık ve esneklik gibi hem ürün kalitesini hem de sürüş performansını doğrudan etkileyen faktörleri ürünlerinde sunmada usta olan Veloflex, tubular lastiklerinde son kullanıcıyla buluşturduğu Corespun Casing teknolojisinden faydalanmış. Bu sistemde tek bir ipliğin etrafına örülen pamuk iplikleri aynı ağırlıkta fakat çok daha sağlam bir yapı oluşturuyor. Böylece lastiğin yol tutuş performansında hissedilir bir avantaj sağlanmış oluyor. Yuvarlanma direnci ve viraj kabiliyeti gibi konularda elbette bir adım gerideler ancak kendi alanlarında, yani en iyi clincher lastikler listesinde tepedeler.
Fabrika verilerine göre ön için 6000km, arka içinse 3000km kullanım ömrü biçilmiş lastikler, patlak korumasına da sahipler. Doğal kauçuk malzemeden üretildikleri için yol tutuştaki başarısında ve dayanıklı yanak yapısında kendi fiyat segmentindeki diğer lastiklerden kolayca ayrılıyor. 85-130 PSI aralıklarında kullanabileceğiniz Veloflex Master, dört mevsimlik ve hemen her yol tipine uygun olarak tasarlanmış. Eğer bisikletine iyi bakan ortalama bir hobi kullanıcısıysanız, yaklaşık bir yıl boyunca herhangi bir sorun yaşamadan bu lastikleri kullanabilirsiniz. Ancak antrenman ve yarışlar arasında mekik dokuyorsanız, yılda birden fazla çift eskiteceğiniz kesin olduğundan bu lastik cüzdanınızda derin boşluklar yaratabilir.
Yüksek hızdaki yuvarlanma dirençlerinin seviyesi, zemin yapısı fark etmeksizin yol tutuştaki başarıları ve virajlarda güven veren yapıları sayesinde farkını daha ilk sürüşte hissedeceğiniz Veloflex Master, jantınıza takarken sizi biraz deli edebilir. Eğer pek tecrübeli değilseniz, birkaç iç lastiği mundar etmeniz kuvvetle muhtemel. Ancak bu kalitede ve aynı zamanda konforda olan bir lastik için buna değer, zira 85-100 PSI dolaylarında kullanıldığında size verdiği sürüş hissi, piyasadaki diğer lastiklerden çok daha iyi. Performansı ve mümkün mertebe konforu beraber istiyorsanız, yola adeta tutunan bu lastiklerin sizin için en doğru lastiklerden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Wiggle, Cicli Corsa, Bikebug ve Merlin Cycles gibi pek çok alışveriş sitesinde son kullanıcıdan yıldızlı pekiyi alan bu lastikler, siyah, mavi ve kırmızı yüzey olmak üzere tamamı sarı yanaklı olarak satılıyor. Kırmızı ve mavi yüzeyi olan lastikleri takacak bir bisikletimiz olmadığı için tercihimizi siyah renkten yana kullandık ve Merida Scultura 7000-E model bisikletteki Cole C40 Lite tekerlek setiyle test ettim. Zaten bir lastik neden kırmızı ve mavi yüzeyli şekilde üretilir ondan da emin değilim. Bu arada sarı yanaklı olsun istemiyorsanız, aynı özelliklerdeki ve tamamen siyah renkteki Veloflex Corsa modelini tercih edebilirsiniz.

22 Eylül 2016 Perşembe

Herschel Rain Camo Sırt Çantası

En iyi arkadaşınızla çıktığınız bir tatili hayal edin. Ya da en sevdiğiniz oyuncağınızla oynadığınız oyunları… 
Yola çıkmanın heyecanı içinizi kapladıysa ve daha şimdiden rotalarınızı belirlediyseniz, geriye sadece eksiksiz bir çanta hazırlamak kalıyor. Bunun için size her daim güven verecek dayanıklı bir çantaya ihtiyacınız var. Kanadalı Herschel firması, kişilerin kendini mümkün olduğunca özgün bir şekilde ifade etmesine olanak veren geniş ürün gamıyla piyasada kendine büyük yer bulmuş durumda. Kumaşı, onu diğerlerinden ayıran kayış tasarımı, iç kısımda kullandığı çizgili deseni, sağlam yapısı ve ürün fotoğraflarında verdiği mesajlarla kitleleri kendine aşık eden marka, ürettiği çok amaçlı sırt çantalarıyla farklı kullanım alanlarına hitap etmeyi başarıyor.
Söz konusu Rain Camo modeli ve farklı desenlerdeki muadilleri, yurt dışında bisikletini şehir içinde ulaşım amaçlı kullanan kişiler tarafından en sık tercih edilen modellerden biri haline gelmiş durumda. Geniş iç hacmi, elektronik cihazlarınızı koymanız için tasarlanan özel bölmesi ve onun hemen altında bulunan darbe emici yumuşak yüzeyi sayesinde cihazlarınızın çantanızı yere bırakırken zarar görme riski minimuma indirilmiş.
Bisikletinizi ulaşım amaçlı kullanıyor ve sırt çantalarından vazgeçemiyorsanız, geniş kayışlarının yarattığı pay sayesinde sırtınızı gereğinden fazla terletmeyecek Herschel modelleriyle işlevsellikten ödün vermeden şık bir şekilde şehrin ritmine ayak uydurabilirsiniz.
Gittiğiniz her yere sizi taşıyacak(!) olan çantanın içine ihtiyacınız olan her şeyi; hatta yeniden başlamak istediğiniz anlarda yepyeni bir hayatı bile içine sığdırabilirsiniz.

5 Eylül 2016 Pazartesi

Merida Scultura 7000-E Yol Bisikleti

Dünyanın en büyük bisiklet üreticisi markalarından biri konumundaki Merida, 2015 yılından itibaren pazarlama konusuna her zamankinden biraz daha eğilmeye başladı. Sahip olduğu teknolojiyi, bisiklet üretimindeki başarısını ve yenilenen tasarımlarını duyurmada biraz daha başarılı işler yaparak, son kullanıcının dikkatini daha fazla çekmeyi başardılar. Önceki yıllarda hem tasarım hem de sunum anlamında pazardaki diğer markaların gerisinde kalan marka, son yıllarda kendini bu alanda da geliştirmeye başladı.
Team LAMPRE-MERIDA sayesinde bisikletlerini yarışlarda görücüye çıkarma fırsatı bulan firma, takımla yaptığı geliştirme çalışmalarını her sene biraz daha geliştiriyor ve bunun bir sonucu olarak bisikletlerinde her yıl kayda değer yenilikler sunuyor.
Scultura modeli de bu yeniliklerden nasibini alan başarılı Merida modellerinden biri. Uzun bir süredir test ettiğim Merida Scultura 7000-E modelinde ilk bakışta dikkatleri üzerine toplayan iki şey vardı. Birincisi hafiflik, ikincisi ise arka frenin aşağı alınması. Kadronun hakkını verecek nitelikte ekipmanlarla topladığımız Scultura, hafifliğini her sürüşte hissettiriyor. Özellikle tırmanıştan zevk alan kişileri mest edecek hafiflikteki kadro, yanal esnemezlikte de çığır açmış gibi gözüküyor. Bu kadar rijit bir yapısı olmasına rağmen sürüş esnasında sizi o kadar da rahatsız edecek o sertlik hissini size vermiyor. Viraj kabiliyeti, orta göbekteki güven veren yapı ve uyguladığınız kuvvetin boşa gitmediğini size hissettiren esnemezliği sayesinde, safkan yarış makinesi haline gelmiş.
Double Chamber Technology ve Nano Matrix Carbon yapı birleşince ortaya sağlamlığına da önem verilen bir kadro çıkmış. Merida’nın yenilikçi teknolojileri, özellikle son dönemde bisikletlerde hem sürüş kalitesine hem de sağlamlığa aynı önemi verdiklerini kanıtlar nitelikte. Scultura 7000-E, kadro geometrisi sayesinde hem üzerinde uzun saatler geçirmeye elverişli, hem de agresif olmanız gereken durumlarda ihtiyacınız olan yol tutuşunu size sağlayacak potansiyelde.
Ayrıca Scultura’nın kadrosu tasarlanırken 28mm lastik takmak için yeterli tekerlek boşlukları da bırakılmış. Türkiye’nin belli başlı bölgelerindeki elverişsiz yollar sebebiyle bu durum oldukça önem kazanıyor. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun bazı etaplarında 25mm değil 28mm lastikleri tercih eden bisiklet takımlarını da düşünecek olursak, Scultura’daki bu yenilik sayesinde bisikleti daha büyük bir keyifle süreceğimize hiç şüphe yok.
Yenilenen üst seviye Scultura modellerinde eski modellere oranlara biraz daha temiz bir görüntü var. Kablolar daha az gözüküyor ve arka freni ancak dikkatli bakarsanız fark edebiliyorsunuz. Altta bulunan frenin herhangi bir dezavantaj yarattığını söyleyemem. Tabi çok kirlendiğinde zor temizleniyor olmasını ve benim sürüş yaptığım tekerlek setiyle beraber gelen son derece başarısız fren pedlerini saymazsam…Özellikle karbon jant kullananlar için kadronun alt kısmında bulunan frenlerdeki fren pedleri bir kat daha önemli hale geliyor. Ancak tüm bunlar elbette sadece görüntü için değil. Merida markası, önceki Scultura modellerine kıyasla yenilenen serinin daha aero olduğunu da belirtiyor.
Sram Red grupset ve Cole C40 Lite tekerlek setiyle test ettiğimiz Merida Scultura 7000-E’yi özetlerken, sizi rahatsız edecek sertlikte olmayan ama bunu performanstan ödün vermeden gerçekleştirmeyi başarmış bir yarış makinesi olduğunu söyleyebilirim. Bir de elbette dağ keçileri için biçilmiş kaftan… Zipp markasının alüminyum tamamlayıcıları ile pedalsız olarak tarttığımız Scultura 7000-E, tam tamına 6.7 kilo geldi.
Türkiye’deki distribütörlüğünü Aslı Bisiklet’in yaptığı Merida markası, boya işçiliği, zamanın ruhuna uygun tasarım ve kullanlan renklerin farklılığı gibi alanlarda bu şekilde kendini geliştirmeye devam ederse, sahip olduğu teknoloji sayesinde olduğundan çok daha popüler hale gelecektir.