19 Eylül 2017 Salı

Bergamo'da Bisikletli Tatil

Bisikletli tatil ya da bisiklet tatili… İsmini ne koyarsanız koyun, tatilde de bisikletle olmak gibisi yok. Hele bir de tatildeyken doğayla baş başa kalmayı sevenlerdenseniz, tatil süresince bisikletiniz sizin en iyi arkadaşınız olacaktır.

Orta zorlukta ya da uzunlukta bir sabah sürüşünün ardından soluğu denizde ya da havuzda alıp güne taptaze başladığınızda yüzünüze yerleşen o gülümseme gün boyu sizinle olur. Üstelik bunu düzenli hale getirir ve her gün yapabilirseniz, gün içinde dilediğinizi yiyebilme lüksüne de sahip olursunuz. Hemen herkesin kabusu olan şu meşhur tatil kilolarını almadan tatilinizi noktalayıp şehrinize döndüğünüzde kendinizle gurur duyabilirsiniz.

Bir de tatilde bisikletle olma hadisesini bir adım öteye taşıyıp tüm tatili bisiklet ekseninde planlayanlar var ki benim planlamalarını yardımcı olmayı en sevdiğim kişiler hep onlar olmuştur. Etraftaki dağlar, en yakın bisiklet mağazaları, dinlenme günü için alternatif rotalar ve en ideal mevsim… Tüm bunlar özenle incelenmesi gereken detaylar olarak bisikletli tatilin temelini oluştururlar.

Bu aralar beni ziyaret etmek isteyen arkadaşlarımın sayısı oldukça yükseldi zira sosyal medya hesaplarımdan durmaksızın yaşadığım şehirdeki doğa manzaralarını ve sürüş yaptığım güzergahları paylaşıyorum. Onlar da haliyle buna ortak olmak istiyor ve benden şehirle ilgili daha fazla detay istiyorlar.

Bergamo, İtalya’nın gölleriyle ve yüksek gelir seviyesiyle meşhur Lombardiya bölgesinde yer alan, Milano’nun yaklaşık 50 kilometre kuzeydoğusunda bulunan ve Avrupa standartlarıyla orta büyüklükte sayılabilecek derli toplu bir şehir. Şehir, Alpler’in güney eteklerinde yer alıyor ve şehirden kuzeye, batıya ya da doğuya doğru 8-10 kilometre gittiğinizde ön Alpler olarak da bilinen bu dağlara doğru tırmanışlarınız başlamış oluyor.

Bergamo’da hem şehir içinde hem de popüler tırmanış rotalarının üzerinde yer alan irili ufaklı bir sürü bisiklet mağazası var. Şehir insanı sportif anlamda bisiklet kullananlara oldukça alışık ve sürücüler bir Amsterdam ya da Kopenhag sürücüleri kadar olmasa da oldukça duyarlılar. Çoğunluğu elbette yol bisikleti kullanan bisikletçiler oluşturuyor ancak dağ bisikleti kullananların sayısı da oldukça yüksek.

Her bisikletçi tipine uygun ve zorluk dereceleri oldukça dengeli dağılmış olan tırmanış rotalarının çoğu şehre çok yakın. Selvino, Bedulita, Valcava, Nese ve Roncola bunlardan sadece birkaçı… Dilerseniz Lecco, Iseo, Garda, Endine ya da Como göllerine doğru da sürebilir, göllerin etrafındaki irili ufaklı tepeleri de tırmanmayı deneyebilirsiniz. Tercihinizi Como’dan yana kullanırsanız, Madonna del Ghisallo tırmanışını denemeden dönmeyin derim. Bu saydıklarım, eğer şehirde bir yerde konaklıyorsanız size gidiş geliş toplam 60 ila 150 kilometre arasında değişen mesafelere mal olacaktır. Fiziki durumunuza ve hava şartlarına göre karar verip, mümkünse günün erken saatlerinde yola koyularak eşsiz manzaralar eşliğinde birbirinden huzurlu sürüşler gerçekleştirebilirsiniz.

Lombardiya Turu’nun ve İtalya Turu’nun her sene mutlaka uğradığı Bergamo şehri, İsviçre sınırına da çok yakın olduğu için biraz daha kuzeye doğru giderek direkt olarak Alpler’in dolaylarında sürüş yapma imkanına da sahipsiniz. Örneğin; Bergamo’dan yola çıkan Mussolini İtalyan partizanlar tarafından 1945 yılında yakalandığında Splügen geçidini henüz arkasında bırakmış ve İsviçre sınırına daha yeni geçmişti. Lecco gölünün bitiminde yer alan Chiavenna kasabasından başlayarak Splügen geçidini tamamlayabilir, ardından tekrar Chiavenna’ya dönerek geceyi orada geçirebilirsiniz. Mesafe çok olmadığı için, sabahın erken saatlerinde www.trenitalia.it sitesinden saatlere bakarak seçeceğiniz herhangi bir trenle Chiavenna’ya gidip sürüş yapabilir, ardından yine aynı gün trenle geri dönebilirsiniz. Regionale olarak geçen trenlerde bisiklet için ekstra ücret ödemenize gerek yok.Üstelik genellikle ya en son ya da en baştaki vagonda bisikletinizi muhafaza etmek için özel alan bulmanız da mümkün.

Eğer şehirden çok da uzağa gitmeden HC seviyesinde bir tırmanış gerçekleştirmek istiyorsanız, San Marco geçidini deneyebilirsiniz. San Pellegrino’dan geçerek ulaşılan Passo San Marco, yaklaşık 2000 metrelik rakımda bulunuyor ve Bergamo şehir merkezinden gidiş geliş toplamda 120 kilometre civarı sürüyor.

Bergamo civarındaki dağ ve teperlerde uzun sürüşler için yola çıkacaksanız, hava sıcak da olsa yanınızda bir çift kol ısıtıcı ya da kolsuz rüzgar yeleği bulundurmanızda fayda var zira yolunuz pek çok vadiden geçecek ve bazılarında kilometrelerce yol almanız gerekecek. Isının bir anda düştüğü bu bölgelerde kendinizi sıcak tutmanız zorlaşabilir. Bunun yanı sıra eğer günün çok erken saatlerinde sürüşe çıkarsanız, tırmanışlardan sonraki uzun inişlerde de göğsünüze vuran rüzgar sizi rahatsız edebilir. Yine aynı şekilde basit bir rüzgar yeleği işinize yarayacaktır.

Eğer Gran Fondo yarışlarının müptelasıysanız, Felice Gimondi Gran Fondo’suna katılmak için de Bergamo’ya gelebilirsiniz. Yukarda ismini saydığım popüler tırmanış rotalarından geçen yarış parkuru bir hayli eğlenceli ve görsel şölen niteliğinde.

Bisiklet sürmek istemediğiniz gün ya da günler için de görmeye değer güzellikler sunan Bergamo’nun Città Alta olarak bilinen, yürüyerek ya da füniküler ile ulaşılan ve surların içinde kalan tarihi bölümünde uzun yürüyüşler yapabilir, Da Mimmo, Circolino ya da Franco gibi restoranlarda lezzetli yemekler yiyebilirsiniz.

Pegasus’un Sabiha Gökçen’den kalkan uçakları iki saati biraz aşkın bir sürenin ardından buraya; şehrin 10-15 dakika uzağındaki Orio Al Serio havalimanına iniyor ve her gün karşılıklı olarak sefer bulmak mümkün. Konaklama içinse hem şehir içinde hem de şehrin biraz dışında pek çok otel ve hostel var. Eğer uzun süre konaklamak istiyorsanız Airbnb de uygun bir alternatif olabilir zira İtalyan ev sahipleri uzun süreli kalışlarda indirim yapmaya sıcak bakıyorlar.

Bu yazı OutdoorFitness Türkiye dergisinde Gökhan Kutluer imzasıyla yayınlanmıştır.

26 Temmuz 2017 Çarşamba

Huizapol Bisiklet Çorapları

Son dönemde yol bisikletinin önlenemez yükselişi ve deyim yerindeyse yavaş yavaş moda haline gelişiyle onunla ilintili ürünlerin satış rakamlarında da hissedilir artışlar olmaya başladı. Öyle ki piyasadaki hali hazırda forma, tayt, çorap vb. ürünleri üreten markaların ürünleri bazı açılardan yetersiz kalmaya başladı ve pazarda kendi kendine yeni aktörlere yer açıldı. Artık kimse üzerinde dev logolarıyla Specialized, Trek, Giant vb. markaların tekstil ürünlerini tercih etmiyor, onun yerine alternatif çözümlere ve kendi tarzını tamamlayacak tasarımlara yöneliyor.

Butik kadro üreticileri, alternatif forma tasarımları derken çorap konusunda da bir sürü marka birbirinden güzel tasarımlarıyla özellikle yol bisikletçilerinin dikkatini çekmeyi başardı. Instagram'da #sockdoping etiketiyle kısa bir gezinti yaparsanız ne demek istediğimi hemen anlarsınız.

Geçtiğimiz ay bu markalardan biri olan Meksikalı Huizapol benimle iletişime geçti ve çoraplarını test etmemi istedi. Tüm erkek koleksiyonu gönderdiler ve hemen her sürüşümde bir başka çoraplarını deneyerek neredeyse gönderdikleri tüm ürünleri denedim. Sonuç elbette mükemmel. Özellikle uzunlukları tam istediğim gibi. Ne rahatsız edici derecede kısa, ne de sizi komik gösterecek kadar uzun. Ancak nefes alan kumaş kalitesi, topuk rahatlığı, koku yapmaması ve güzel tasarımlarıyla benden geçer not alan markayı sizlere anlatmamın bir başka nedeni var.

Huizapol, sattığı her çift çorap için bir ağaç dikiyor. Üstelik fiyatları da gayet uygun. Sitedeki fiyatlar esasında Meksika'nın para birimi cinsinden yazılı (300 Peso 14 Euro civarına denk geliyor) ama yanlarında USD ikonu var. Sitede bir karışıklık olsa gerek, sipariş etmeden önce iletişime geçmekte fayda var. Bu konudan emin olduktan sonra bir veya birden fazla çift çorap olarak hem bisiklet üzerinde kendi zevkinize uygun kaliteli çoraplara sahip olur hem de doğaya katı sağlarsınız.

Oldukça genç bir kadroya sahip bu markanın çevreye olan duyarlılığı beni çok mutlu etti. Sipariş vb. konularda bilgi veya yardım almak isterseniz shopadmin@huizapol.com adresinden iletişime geçebilirsiniz. Müşteri memnuniyeti ve kargolama süresi konusunda oldukça iyiler.

23 Temmuz 2017 Pazar

Stelbel Antenore Yol Bisikleti

Stelio Belletti, 1973 yılında Stelbel firmasını kurmasının üzerinden çok geçmeden isminden sıkça söz ettirmeye başlamış. TIG kaynaktaki ustalığı, patenti kendinde olan dönemin sıra dışı maşası ve el işçiliğindeki emsalsizliği ile ün salan Stelio, hala aramızda bulunan birkaç İtalyan ustadan biri konumunda.
Kadro tasarımı ve üretimi konularında kendini yetiştiren Andrea Cimò, Alessandro Caccia ve Cicli Corsa'daki arkadaşları sayesinde 2013 yılından itibaren yepyeni bir kimliğe bürünen Stelbel markası, tecrübe, üretim geleneği ve zanaatini günümüze aktaran Stelio Belletti'nin danışmanlığı ve kararlarıyla yoluna oldukça emin adımlarla devam ediyor.
Çoğunlukla çelik kullandığı kadrolarının üretimini İtalya'da gerçekleştiren Stelbel'in toplamda sekiz farklı modeli bulunuyor. Pista, Strada, Strada Super, Ortica, Nina, Rodano, SB/03 ve Antenore ismindeki bu modeller, bisiklette klasik ve geleneksel hatları korumayı sevenlerin yanı sıra modern akımları takip edenleri de oldukça tatmin edecek şekilde tasarlanmış.

Şimdiye kadar Stelbel'in iki farklı kadrosunu uzun süre kullanma fırsatı buldum. Biri Rodano, diğeri ise kendi bisikletim olan SB/03. Antenore bu iki modelle kıyaslandığında yarışmak için üretilmiş agresif bir bisiklet olarak Stelbel kadrolarının en tepesinde duruyor. Bu bisiklet için özel olarak şekillendirilen Columbus XCr borularla hem esnemezlikte hem de konforda inanılmaz boyutlara ulaşan Antenore, 30mm lastik açıklığı, 46mm head tube ve 31.6 seat tube ile değerini hak eden modern bir kadro olarak karşımızda duruyor.

Antenore, Stelio'nun babasının ismi. TIG kaynak konusunda babasından çok şey öğrenen Stelio'nun babasına saygı duruşu olarak da tanımlayabileceğimiz Stelbel Antenore modelinde titanyum sele borusu kullanılmış. Bisikletin genel karakterindeki sertliği ve esnemezliği his anlamında bir tık yukarı taşıdığı aşikar, zira sürüşte bunu hemen hissediyorsunuz.

Bisikletleri clincher tipi tekerlek setleriyle test etmeyi pek sevmiyorum çünkü bisikletten gelen tepkileri belli oranda olumsuz anlamda değiştiriyor. Hangi dış lastik ile kullanılırsa kullanılsın bisikleti olduğundan daha konforsuz ve sert hale getiren bu tekerlek setleri yerine tubular setleri tercih etmeye çalışıyorum. Ancak bu sefer atölyedeki tüm diğer setler başka bisikletlerde takılı olduğundan Antenore'yi Campagnolo Bora Ultra clincher set ile test etmek durumunda kaldım ve bu durum sürüşe yansıdı. Campagnolo'nun G3 örümü de işin içine katılınca bisiklet bana bir hayli sert geldi. Titanyum sele borusu ve tekerlek setinin etkisiyle sertliğini hemen her sürüşte hissettiğim kadroyu birkaç gün sonra kendi tubular tekerlek setimi takarak test etmeye başladım ve sonuç muazzamdı.

Anlaşılan o ki Stelbel markası esnemezlikten ve çeliğin o bildiğimiz harika sürüş hissinden ödün vermeden harika bir performans canavarı yaratmayı başarmış. Bergamo'daki birkaç tırmanış segmentinde kendi derecelerimi geliştirmeme yardımcı olan Antenore, kusursuz ağırlık noktası konumlandırmasıyla agresif inişlerde ve yüksek hızda size ihtiyacınız olan güveni veriyor.

Tamamen kendi ölçülerinize özel olarak ürettirme şansına sahip olduğunuz Stelbel kadrolarının renk opsiyonları neredeyse sınırsız. Eğer aklınızda net bir renk varsa, markanın sosyal medya hesaplarında paylaştığı fotoğraflara hiç bakmayın çünkü aklınızı karıştıracak güzellikte bir sürü renkle karşılaşacak ve muhtemelen kararınızı değiştirme noktasına geleceksiniz. Tasarım ve renk seçme konusunda oldukça yaratıcı ve esnek; boya işçiliğinde ise kusursuz oldukları rahatlıkla söylenebilir.
Sipariş için internet sitelerindeki iletişim formundan Stelbel ile bağlantı kurabilir ya da info@stelbel.it adresine e-mail yollayabilirsiniz. Mevcut yoğunluklarına da bağlı olarak ortalama bekleme süresi dört ay olarak veriliyor ve siparişi oluştururken bir miktar ön ödeme yapmanız gerekiyor. İstediğiniz vites grubu, tekerlek seti ve tamamlayıcılarla teslim alabileceğiniz bisikleti dilerseniz sadece kadro olarak da sipariş edebilirsiniz.